16 Kasım 2015 Pazartesi

KENDİNDEN OLMAYANI YOK SAYMAK;
Ahlaki değerlerimiz,kültürümüz,devlet idaresinde,yaşadığımız sosyal ve içtimai hayatımızda kişisel çıkar ve menfaati ön plana almamayı, vicdanımızın sesi ile her şeyin, herkesin hakkını vermeyi bizde istemekteyiz,
Başkalarına karşı insaflı olup, herkesin hakkına saygı göstererek, her şeye adaletle yaklaşıp, toplumun mutluluğu için faydalı olan çalışmalar yapanları destekleyip, güçlerinin artması için destek olmayı görev bilmeliyiz,
Bütün insanlar insandır,azı çoğu olmadan,hür ve serbest iradesiyle bu dünyaya insanca bir hayat yaşamak için için geldiğini,aralarında zengin, fakir,yerli,yabacı,benden,senden,makam ve mevki ayrımı yapmadan yaşamayı bilmeliyiz,
İnsan olduğumuzun bilincine vararak,ne makam, ne mevki düşünmemeliyiz, insanlara istediklerimizi yaptırmak için ne zorbalığa başvurmalıyız, ne de güç ve kuvvetliler karşısında eğilerek aşağı mevkilere düşmemeliyiz,
Aklıselim çizgisinden ayrılıp,kendi nefsini düşünüp baktığı gibi, diğer insanlara da bu gözle bakmayı ihmal edince,komşu,dost,arkadaş ve meslektaşlarına karşı kin,nefret ve öfke ile bakmanın zararlarını görmeliyiz,
İnsan olarak, maskesiz yaşamak,ilkeli olmak ve yaptıklarımızdan sorumlu olmak,toplumsal değerler için yapabileceğini söyleyen,söylediğini yapan ilkeli,dürüst kendisine saygı duyan insan olabilmeliyiz,
Ne yaptığımız,nereye gittiğimiz önemli,makamlarımızı korumak için her yola baş vurmak, iftiranın,yalanın zararlarını düşünüp fert ve toplum hayatımızda açacağı yaraların masum ve mazlum olan milletimize çok zarar vereceğini bilmeliyiz,
Yarınlarda zarar etmeden,mutsuz yaşamamak için ilkeli,dürüst ve insan geldiğimiz dünyadan insan olarak gitmek,için devlete ve millete karşı vefalı,sadık her insanı yaptıklarıyla değerlendirip var sayıp huzur içinde yaşamalıyız.
BİLAL GÜRER

9 Kasım 2015 Pazartesi

ATATÜRK'ÜM SEN BİZDİN AMA BİZ SEN OLAMADIK;
''Gerçeklikle'' başlayan ''hukuka'' bağlılıkla, her sorunu barışçı yollarla çözmeye çalışan, tam bağımsız, medeniyette batılılaşan, mazlum milletlere örnek milli bir devlet kuran ''yurtta sulh, cihanda sulh' 'ile devam eden ilkelerin vefatından 77 yıl sonra bugün aranıyor bütün dünyada…
Atatürk’üm, doksan iki yıl önce üzerimize olmadık oyunlarla gelen, devleti içeriden ve dışarıdan çökertmeye çalışan, dâhili ve harici ebedi düşmanlarımızın oyunlarını bozdun, hayallerini yıktın ''Türkiye Türkler içindir'' ve Türkiye bağımsız olmalıdır, bizler bağımsız yaşayalım diye gayret sarf ettin Anadolu’da…
Sevr'e razı olmayıp, Türk Milleti'nin, başka bir milletin boyunduruğu altında yaşamaması için, Türk’leri Anadolu'dan atmak isteyen Haçlıların üç yüz yıldır uyuttuğu Türk milletini tarihi uykudan uyandırıp Türk'ün mübarek kanı ile kurduğun sevgili devletim, tam bugün doksan iki yaşında…
Atam, yaşadıklarını sorgulaman, sentez yapman, attığın her adımı planlaman, hesaplaman, bizlere gelecek için hep rehber oldu. Cumhuriyet’in kurtuluş ve kuruluş günlerini, geçmişte istila edilen ve alev alev yanan gönüllerin başına gelenleri unutmadan yaşamanın gereğini vurgulamıştın vatanımızda…
Atam, öz vatanımız da çok değişik duygu ve düşüncelere sahip insanları devlet adamlığın sayesinde bir hedefe yöneltmen sayesinde ne mutlu Türk'üm diye yaşıyoruz bugün Anadolu’da…
Atam, ''Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir'' demen ve Türk Milletinin güçlü bir millet olması için, ilmin cahilliği yenmesi için, hayatı akla ve gerçeklere göre yaşayın dedin vatanımızda…
Atam, düşünme ve yorumlama yeteneğimizi geliştirip, ilmin yol gösterici sonsuz ışıkları ile gelişme ve kalkınmamıza engel olan doğal ve toplumsal olayları çözmemizi, insanlığın barış içinde yaşaması için çalışmamızı istedin vatanımızda…
Atatürk'ümün en büyük davası; Türk'ün vatanında medeni ve müreffeh olarak, insan haklarına saygılı, barışın öncüsü, sömürü ve emperyalizmin karşıtı, insanlar arasında renk, ırk, dil, din ayrımı yapmadan, çağın değişim ve yeniliklerine açık yaşamasını sağlamaktı vatanımızda…
Eminim ve eminiz ki, bizleri gözleyen ruhun aynı istekleri tekrar hatırlatıyor ve hatta emrediyor bize.
Bugün bizlere düşen görev;
Atatürk gibi ahlaklı, hukukun üstünlüğünü savunan, karakterli, cumhuriyetçi, yeniliklere açık, olumlu ve doğru düşünen, milli şuura ve milli birliğe önem veren, kimseye asla kin tutmayan ve affetmesini bilen, esnek ve merhametli, büyüklere saygı, küçüklere sevgi gösteren, milletine hizmeti ilke edinen, vatan için her türlü fedakârlığa katlanan, bilim, teknik ve her türlü medeniyet buluşlarından istifade ederek ufkun ötesini gören, onun gösterdiği aydınlıklar ulaşmak için çalışmak olmalıdır.
BİLAL GÜRER

29 Eylül 2015 Salı

---CENNETE GİTMEK İÇİN KİMSE ÖLÜMÜ GÖZE ALMAZ;
---MUTLU OLMAK İÇİN,
---Yaptığımız işin en iyisini yaptığımız,başarılara yeni başarılar katarak, mükemmeliyet tutkusu ile çalıştığımız zaman,
---Kötü düşünenlerden uzak durarak,hiç bir zaman gerçek ve doğrudan vazgeçmeden, konulara pozitif düşüncelerle yaklaşarak yaşadığımız zaman,
---Her gün yeni bir şey öğrenmek için çaba harcayarak,kendimize, etrafımıza güvenip onları sevdiğimiz zaman,
---Vermeyi de almayı da,gülmeyi de ağlamayı da,sevinmeyi de,üzülmeyi de bilerek hissettiğimiz gibi yaşadığımız zaman,
---Özgüven taşıyıp kendisine inandığı,kendi gücüne dayandığı,kendisini, canının kıymetini bildiği zaman,
--Başkalarının onurunu kendi onuru gibi düşünüp,başkalarının görüşlerini kabul ve reddetmede ki ölçü hak ve hakikat ile uyumlu olduğu zaman,
---Farklı olup, farklı ve büyük düşünüp,hayattan tat almanın tek yolunun neyi ve kimi sevdiğimize karar verip, yararlı işler yaptığımız zaman,
---Zorluklarla karşılaştığımız da,yaptığımız hataları görerek ileriye gitmek için işimize olan aşkın, inancımızın yitirilmemesine çalıştığımız zaman,
---Düzenli olup,dağınık,plansız ve stresli yaşmaktan uzak yaşamaya çalışıp zorla kazandıklarınızı ve zamanı çarçur etmeden yaşadığımız zaman,
---Yaptığımız her şeyde ilerlemeyi düşündüğümüz,inandığımız,ileriye dönük bakış açımızı geliştirmek için çalışan insan oluğumuz zaman.
MUTLU YAŞARIZ.
BİLAL GÜRER

17 Mayıs 2015 Pazar

DÜŞÜNMEK ÇOK ZOR BİR İŞTİR;
Düşünmeden yaşarsan, yaptıklarını akıl ve mantığı hiçe sayarak pişmanlık duyacağın yanlış işler yaparsan sonradan ''iş işten geçer,yüreğin titrer,üzülür, ah,vah''çekersin'',
Düşünmeden yaşarsan,'' kafanı başkaları doldurursa,ihtiraslı,aç gözlü olursan, israf yapar,düşmekten ders almaz bir daha düşersin,
Düşünerek yaşarsan,hata yapmaz,havayı,suyu,tabiatı kirletmez,doğal tarım ve hayvancılığı yok edilmesinin tehlikelerini görür,her türlü düşman karşısında ayağa kalkar, can düşmanlarınla bile birleşirsin,
Düşünerek yaşarsan,yokluk ve sefalet içine düşmemek,esir olmamak için '' tembel'' olmazsın, dosdoğru insan olur,milli ve manevi değerlerin kirletilmesine izin vermezsin,
Düşünmeden yaşarsan,''insan haklarını çiğner,kültür ve sanatı bir kenara koyar, her şeyi talihten, tesadüften ve şanstan bekler,''üret de nasıl üretirsen üret,tüket de nasıl tüketirsen tüket der yarınını düşünmezsin,
Düşünmeden yaşarsan,işine aşkla bağlı olmazsın,yaşama hakkını çalışmakla sağlamazsan,eza ve cefa çeker,el eline bakar,baskı altında kalır,sıkıntı içinde günler geçirirsin,
Düşünerek yaşarsan,nereden gelirse gelsin ihanetlere,zalimlere karşı direnir ''haklının yanında olur,zulme, haksızlığa,kazanda nasıl kazanırsan kazan diyenlere karşı gelirsin,
Düşünerek yaşarsan,yaşama hakkına saygılı,alçak gönüllü, sözünde duran, güvene layık,şefkat ve sevincin mimarı olur,yaşadığı toplumun meselelerine sahip çıkar,helalı haramı bilirsin.
Düşünerek yaşarsan,hem ruhsal hem fiziksel olarak güzel olursun, örnek alınır, enerji kaynağı olursun, güzel düşünüp güzel söz söylersen,güzel şeyler görür, güzel şeyler işitirsin,
DÜŞÜNEREK YAŞARSAN.
''HİSLERİNE ESİR OLUP KUL HAKKIYLA ÖLMEZSİN''
BİLAL GÜRER

3 Ekim 2014 Cuma

BAYRAM:
ALLAH'IM BAYRAM GİBİ OLSUN BAYRAMIMIZ,
GAFLETTEN UYANMA GÜNLERİMİZ OLSUN,
ARKADAŞLARIMIN VE MİLLETİMİN BAYRAMI KUTLU OLSUN,
İNSANLIĞA BARIŞ VE HUZUR GETİRSİN.
Allah istediği gibi insan olup''bayramda''hiç düşman sesi duymamak,hiç bir kötülük görmek istemiyorsak millet için birleşelim,
''Bayramlar da '' sen! ben! demeyelim yalnız kişi güçsüz olur, Hacı Bektaşi Veli'nin dediği gibi '' Bir olalım,diri olalım,iri olalım'' , birlik ve beraberlik içinde olanların devleti,milleti güçlü olur bilelim,
''Bayramlar vesilesiyle gönüllerimizi kirletmemek üzere yıkayalım kötü düşüncelerden,ben iyiyim sen de iyi ol,ben de helalinden yiyorum sen de ye diyerek ''ben'' demekten kurtulalım,
''Bayramlar da'' tatile gidip sevinç ve mutluluk duyacağımıza,''bayram da''ziyaretlere gidip;büyüklerin ellerini öpüp,çocukları,yoksulları,kimsesizleri ve yaşlıları sevindirelim,
'' Bayramlar '' kaçmak değil,yakınlaşmak,paylaşmak ve kaynaşmak, hediyeleşmek ve yardımlaşmak,hal hatır sormak,ihtiyaçları gidermek için özümüze dönüş günleri yapalım,
Bayramlar,''unutulmaktan değil unutmaktan korkanların,başkalarının da acı ve ıstıraplarına, kanadı kırık bir kuş için bile yüreği sızlayıp ağlayabilme,gözü yaşarıp,kalbi hüzünlenme merhametinde olanlarındır,
'' Bayramlar ''Milli birlik ve beraberlik için ''kinimizi,hırsımızı,şeytanımızı yakalım,kül edelim,birliğe,kardeşliğe erelim hayırda,güzelliklerde yarışalım,
Bayramlar,iyi,gerçek ve güzel kutsal değerler etrafında kenetlenme ruhu,topluma hayat veren canlı , taze ve diri tutma yeteneğini verir,
Bayramların anlam ve önemini gönül birliğimizin yaşanan istekleri yapıp ruhlarda birlik oluşturalım ki, kula kul olmayalım,
Bayramlar okuma aşkından heyecanı duymamıza, soran, araştıran düşünen eleştiren
bir neslin yetişmesine vesile olmasına, dünya da ve çevremiz de olanları görerek, bu olayların geleceğin Türkiye'si adına Türk aydınlarının Türk milleti için bir umut ve zafer çıkarmalılar,

''Bayramlar''Günümüz insanlarının içinde bulundukları sıkıntılı ve bunalımlı günlerden kurtulmak için sebep olmalı. İnsanların bir kısmı bunalımdan kurtulmayı sigarada,uyuşturucuda, kumarda, cinsel sapıklıkta görmekte, bir kısmı da avuç dolusu ilaçlarda çare aramakta ve her geçen gün daha büyük bir çıkmaza sürüklenmekten kurtarmak için olmalıdır.
Bayramları anlayalım ve önemseyelim bu günler de önemli olan, çağın ve toplumun getirdiği rezilliklere karşı yiğitçe direnebilmek, karanlıkları aydınlığa çevirebilmek mümkündür,Hayatını insanlığa adamış olan yüce gönül sahibi insanlar bu acıları yüreğinin derinliklerinde hissederlerse çare ''Allah'ın istediği gibi insan olmaktır''
Bayramların ruhunu iyi anlayıp“Yeryüzündeki her insana, tek istisna olmadan,yaşama sanatını öğretebilmek ” tir. Sınırsız sevgisi, derin kültürü, insana huzur veren şahsiyetiyle,inceliği, zarafeti, edebi ve Türk kültürü Ahlakı’yla hiçbir şeyden korkmadan doğru bildiğini anlatan ve yaşayan sağlam inancıyla, yaşama sevincini yitirirmiş, çelişkiler içinde kimliğini arayan günümüz insanına ışık tutabilmektir.
Bayramlar; ''birbirimizi dürüstlükle,bağışlamayla,neşeyle,kıskanç olmadan,olmazları oldurmak ve '' ALLAH'hı '' seviyorsak '' yarattıklarının tamamını sevmek içindir,
BİLAL GÜRER

18 Eylül 2014 Perşembe















YAŞAMAK SANATINDA Kİ ENGELLER:

                Bilmeliyiz ki ''İnanırsan başarıya ulaşırsın,düşündüğün sürece varsın''. Hayatımızı mutlu yaşamak için kendimize dokumak zorunda değil'miyiz?Yapmamız gereken şey,kafamızdaki bütün eskimiş,yorulmuş ve kullanılmayan düşünceleri atmaktır. Attıklarımızın yerine, kafamızı'' özümüzü bozmadan '' yeni fikirlerle,sevgi ve iyiliklerle doldurmalıyız, böylece olumlu şeyler düşünüp olumlu sonuçlara ulaşırız.

               İçinde mutlu yaşama arzusu duyan insanların yaşama katkıları sonucunda, kendilerinden sonra gelen nesillerin yaşamını kolaylaştıran buluşları sayesinde bugün yaşadığımız zamanı iyi değerlendirip üretilenler sayesinde mutlu yaşıyoruz. Bizler de bugün:Bir gün öncesine göre değişebilen bir dünya ortamında yaşıyoruz.Ülkemiz ve insanımızın yaşamına katkı için çalıştığımız da, yapacağımız işlerde güçlüklerle, engelleyenlerle karşılaşılabilecektir,işte o zaman engelleri '' iradenin her güçlüğü yenebileceğini düşünerek'' güçlüklerin,sebebini anlayıp,başladığı işten yüz akı ile çıkmayı isteyip engelleri aşmak için yeni çıkış yolları bulmalıdır.

               Engellerden yılmamak lazım!Hayat yolundaki bütün engeller aşılmak içindir,takılmak kararlarımızdan vazgeçmek için değil! İnsan yapacağı işlerde karşılaştığı engelleri de sevmelidir.Çünkü engeller ve başarısızlıklar bizi daha gerçekçi olmaya zorlar,tecrübe kazandırır.Başarısızlıklarımızdan ders almamızı sağlar.Bir insan, ekmek parasını çıkardığı işini en iyi şekilde yaparsa, kendi zamanını değerlendirmekle kalmaz, başka insanlara da hizmet üretmiş olur.

      Yaşamdan beklentilerimize bir yol haritası çizerek gittiğimizde, yolumuzda ayağımıza takılabilecek engeller olsa da ortadan bunları yok etmek elimizdedir. İnsan, yaşamı süresince kendini üzecek acımasız olaylarla da karşılaşabilir. Bu olaylara bakarak yaşamımızı acımasız olarak nitelendirmek,üzülmek ne derece doğrudur?   insanlık tarihinde zulme uğrayan, acı çeken, işkence gören çok sayıda insan olmuştur. Bunların yaşamlarını acılı kılan yaşadıkları olaylar onların mutlu yaşama çabalarına engel olmamıştır. Yılmadan, bütün engelleri   '' ben '' insanım '' insan '' gibi yaşamak istediği için mücadele etmem gerekir diye her kötü şeyle mücadele etmiştir.

              İnsanın, insanı sıkıntıya soktuğu zorlu yaşam şartlarından kurtulmak için mücadele veren insanların  akıl ve bilimi geliştirme çabalarına  katkıda bulunamadık. Biz millet olarak ileriye bakamadık,bu gün bile katkımızın olması için çaba harcamıyoruz.Hep geriye baktık Atalarımızla öğündük onlara layık olmak için çaba harcamadık.Oysa akıl ve bilim de, demokrasi, insan hakları ile sağlık, sosyal ve bilimsel diğer alanlarda yapılan buluşlar her gün  baş döndürücü bir hızla ilerlemekte, bu sayede yaşamımız kolaylaşmaktadır

             Yaşamı zorlaştırmakta,güzelleştirmekte  en güzel şekilde yaşamak için değerlendirmekte birazda bizim elimizdedir. Yaşamımız boyunca,başımıza gelecek ve yaşayabileceğimiz olaylara karşı hazırlıklı olmayı ve olayların altından kalkmayı öğrenmeliyiz.Yaşamımızı sorgulamalıyız,yaşadığımız olumsuzluklara boyun eğmemeliyiz,kendimizi devamlı yenilemeliyiz.Bunun için bize verilen işi en iyi şekilde yapmak, yakınlarımıza yardımcı olmak, insanlık ve insani değerleri yüceltme yolunda çalışırsak yaşam koşullarımızı biraz daha kolaylaştırır

            İleriyi gören insan olup çektiğimiz acıları bizden sonraki nesil çekmesin diye yaşadıklarımızdan ders çıkarıp,''engel'' tanımadan,bahanelerin arkasına sığınmadan,arkamızdan gelen insanlara güzellikler bırakmalıyız.

  BİLAL GÜRER

9 Haziran 2014 Pazartesi

ÖZÜMÜZÜ BİLMEK;

Hz.Muhammed şöyle der: ''Kendini Bilen Rabbi'ni Bilir.''Kendini
bilen insan,haddini de bilir.İnsan kendisini bilmekten, tanımaktan korkmamalıdır.İnsan kendini bilir, kendine gelir ve  kendini okursa başa gelen sıkıntılara ölçülü davranışlarla çözüm yolu bulur ortadan kaldırır.Başkaları için ümit dünyası olup insanlara köle olmaktan veya başkalarını köle etmekten kurtarır .İnsan,ne ararsa kendinde aramalı, özünün üstünü örtmek yerine, kendi inanç ve düşüncelerini inceleyip kendisini mutlu olmak için kendi özünü tanımalı.İnsan iç içe geçmiş iki dünya içinde kendi varlığını sürdürmek için mücadele etmektedir. Birincisi,sayılı günlerimizi üzerinde yaşadığımız,insanı kendisine bağlamış olan, nimetlerinden daha fazla faydalanmak için her yola başvurup,esiri olduğumuz dünya.İnsana, insani ve medeni değerleri,utanma duygusunu,ahlak kurallarının maddi ve manevi yaptırım gücünü unutturan misafiri olduğumuz dünya.İkincisi de, tamamen bizim yarattığımız,doğruyu anlamamızı engelleyen yersiz kibir ve gurur,veya güzel şeylere gıpta edip yaşam kalitemizi üst seviyeye çıkaran duygular, mutlu olmayı hayal edip hatasız insan olmak için çalıştığımız istediğimiz gibi olmasını istediğimiz dünya. Hazır bulduğumuz dış dünyayı anlamak kolay. Esas mesele,bizim az ile yetinmeyip,ölümü,hoşgörü ve paylaşmayı unutup havayı,suyu, dünyayı,düşünceyi,hayatı insanı insan yapan değerleri bir kenara bırakıp kendimizi bulup gerçeği aramalıyız.Aramazsak gerçeklerin dışında kalır ''cahil ve bilgisiz insan olarak yaşarız.

İnsanların kendi sesine kulak vermesi çok zordur.Kendi özümüzün sırlarımızın saklı olduğu, kimsenin görmediği,görmesinin  mümkün olmadığı davranışlarımızın şekillendiği, iyilik,doğruluk,bilgi,çalışma sevgi,irade ve tersi olan davranışlara insanı iten tüm değerlerin bulunduğu öz'ün olduğu dünya. Bu iç dünyamızın,kendi yarattığımız dünyanın kapılarını açmaktan korkmamalıyız. Özümüzü ortaya çıkarıp egolarımızı tanımış olmaktan korkmayalım. İnsan,yaratılış ve var oluşumun bir sebebi var mıdır diyerek kendisine sormalı, kendisini tanımaktan korkmamalı.Kendisini bilen ve tanıyan insan huzurun ne olduğunu,anlam ve amacını bilir buna ulaşmak için çabalar ve hata yapmaz.

 Kendini bilmek her türlü hatadan uzak olmak demektir.Hata yapan insan önce ''kendi kendini aldatır''Kendini bilen,kusurlarını da bilir,bilmezse bir ömür çilesi çeker.Kendini bil,ölü dirilmez ama hata düzeltilir,hatadan dönülür,hatayı kabul etmek de erdemliliktir.hata yapmadan yaşamak için; '' özü '' ile yaşamak, insan için güzel bir fırsattır.Kendini bilen insan,hem kendisi,hem de başkaları için iyi şeyler yapar.İnsan tek başına yaşayamaz.insanlar olarak,Hepimiz birbirimize bağlıyız ve muhtacız.İnsanın yalnızca kendi mutluluğunu düşünüp sağlaması imkansızdır.Yalnızca kendisi ile ilgilenen insanın sonu ıstıraptır.En önemli varlığımız olan aklımıza kötü işler yaptırıp, başkalarının zararına kullanmamak gerekir.İyi ve açık olup ıstırap çekenlerin yardımına koşup,insani aklımızı iyi niyetle kullanmalıyız

Eflatun,insanlığa ''kendini bil !''

Yunus Emre de,

''İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendin bilmezsen
Ya nice okumaktır.''

Bu sözler bize;kendini tanı,ne istediğini bil,nefsini terbiye et, sahip olduğun değerlerin farkında ol, şükretmesini bil, aklını ve mantığını kullan, iyiyi ve kötüyü ayırt edip egolarından kurtul,kendini tanı zayıflıklarının farkında ol,kendini ve yaşantını sorgula, yaptıklarının farkında olmanın büyük bir kazanç olduğunu bil,başka insanların yanındaki değerini öğren,kendi istek ve arzularının ne olduğunun farkında ol,ne başkalarına benze ne de başkalarının sana benzemesi için çaba harca, etrafında olanlardan, bitenlerden haberdar ol , varlığından haberdar ol,zayıf taraflarını sadece kendin bil ve o yönlerini de düzelt.Aklını etkili ve doğru kullan,vicdanının sesini dinle,kendi gerçeklerin ile yüzleş,ıstırapların kaynağının kendin olduğunu gör,çabanı öğrenmek için harca,kendinden kendine sefer eyle

Kendini bil,hep güzel şeyler hayal et,hep güzel şeyler yaşa.
İnsan,kaderini kendisi hazırlar.Kafasından geçenlerle değil kalbinden geçenlerle yaşar.Kalbimiz,açlığını çektiğimiz sevgi ve hoşgörüye kavuşup onunla yaşasın.

BİLAL GÜRER