4 Temmuz 2016 Pazartesi

İNANCINI KAYBETMİŞ ZÜMRELER OLMAMAK VE
BAYRAMIN DEĞERLİ OLMASI İÇİN;
İnci gibi güzel söz söyleyelim,yapıcı bir dil ile gönül alıp, can incitmeyelim,
Bir harf öğretene köle bile olup,yaşadığımız her anı okuyarak değerlendirelim,
Açlığın sona ermesi için bilimi bütün hünerlerin baş tacı,bütün kapıların anahtarı yapalım,
Neşeli,sevinçli olup sağlığın en büyük servet olduğunu bilerek, ,
sıhhatimizi koruyalım,
İşlerimizi dinimiz gibi yapalım, dini ve milli günlerimizde görevimizi yerine getirelim,
Çalışmaktan,üretmekten nitelikli bilgi ile yaptıklarımızdan zevk alalım,tüketici olmayalım,
Ruhumuzu benlikten, emeksiz zenginlikten,ahlaksız kazançtan, ruhumuzu fesat olmaktan koruyalım,
Erdemli insan olup,önce vatan deyip, kazanç ve makam için onurumuzu ayak altına alıp karakterimizi bozmayalım,
Şefkatli ,merhametli,mert ve yapıcı olup,kimseye zarar vermeden çalışalım,
Fakir ve fukaranın halinden anlayıp iyi ve güzel şeylerle yardımlarına koşalım,
Kırgınlıkları, küslükleri, savaşı, çatışmayı, ayrıştırmayı sonlandıralım,
Sen,ben yok,milletin milli birlik ve beraberliğini koruması var,onu sağlayalım,
Kardeşiz diyerek,sırtı sırta vererek, hilesiz saygı ve sevginin yaşaması için çalışalım,
Sosyal dayanışma ve barış şuurunu kaybetmeyelim,geliştirelim artıralım,
Dostluk ve barış için el emeğine ,göz nuruna değer vermeyi sevelim,açları,kimsesizleri sevindirelim,ağlatmayalım,güldürelim,
Asırlardır gülmeyen Milleti güldürmek için herkesin vazifeli olduğunu bilelim,
Tarihimizden,atalarımızdan,gönüllerimizden cevherimizi almasını öğrenelim,
Bu duyguları yaşatmak için çalışsak da,çalışmazsak da,
Töremizde iyilik-güzellik istemek var, umutsuzluk yok.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.
BİLAL GÜRER

13 Haziran 2016 Pazartesi

ZALİMLER KARANLIĞI SEVER,BİLİMSEL DÜŞÜNENLERİ SEVMEZ;
''Sakın zulmedenlere meyletmeyin,sempati duymayın,yoksa size ateş
dokunur''.Hud.113
''Ey efendiler, sorgulamayan insan cahildir,sorgulatmayan ise
zalim''.M.K.Atatürk
''Zulüm ile abad olanın akıbeti berbat olur''Yunus Emre
Zalimler karanlığı,kavgayı sever,bir avuç altın için bütün hakikatleri yok
etmekten çekinmez, insanlara ‘yar’ olma yerine ‘yara’ yani ateş olup
dünyayı ateşe verip harap etmekten kaçınmaz.
Zalimler,dünyayı menfaatleri için yakmaktan,yıkmaktan,doğayı
katletmekten,insanları önemsiz
görmekten,gökyüzünün kara bulutlar ile kaplanmasından, yeryüzündeki
bütün güzelliklerin küllerle örtülmesine acımaz,
Bencil ve kararmış ruhu ile cehalet bataklığına düşen zalim,
''menfaat''için insanları birbirine düşman etmekten kaçınmaz,
adaletten ayrılıp, hile,nifak yollarına baş vurup hak yemekten
utanmaz,
Zalim,hakikati gösteren vicdana sahip olmayınca,kalb terazisini de bozar,çürüyen vicdanı insan ilişkilerinde ahdi bozmaktan utanmaz,
haram kılınan zulüm'ü insanlara yaşatmaktan ar duymaz,
Zalim,düşünceyi daralttığından,sevgiden uzaklaştığından,ilmin
aydınlık,cahilliğin ise karanlık günlerin yaşatıcısı olduğuna
bakmaz,bunun için küçük haksızlıkları bile''çıkar'' için yapmaktan kaçınmaz,
Zalimin kalbi karanlıklarla dolu olduğu için,işlerinde iyilik,saygı ve
güven olmaz ,kendi kendini tatmin etmek için insanlara yaptığı zulümden zevk almanın başlı başına insanlık suçu ve günah
olduğunu anlamaz,
Zalim,yaşamı boyunca akılcılıktan uzaklaşıp,altını faziletin yerine koyarak hırslarına kavuşmak için iftira,gıybet ve dedikodularla insanları birbirine düşürür,insaf ve merhametten uzak işler yaptığı için de, hem kendisi hem de millet uyuyamaz,
İnsan olarak sorumluluğumuz.
Toplumsal ahlakımızın kaybolmaması,ortak iyiler ve insanların kendi yaşamlarını yönetmeleri için özgürlükle gelen sorumluluklardan da
kaçmadan sessiz kalmamayı görev saymalıyız, sessiz
kalmak kini,nefreti ve çürümüşlüğü kabullenmektir,insan
olarak,doğruları,yanlışları duyup,görüp,hissedip,akıla,gönüle hitap
eden katılmadığımız fikirleri bile dile getiren, insanı insan yapan
ve yücelten doğruları
yapmak için kendimizi görevli saymalıyız,
Güzellikler yapmak için,
Başkalarına eziyet etmenin ,bundan zevk duymanın, bir nevi ahlaksızlık olduğunu bilmen gerekir, bilirsen,öfkeyi artıran,zarar veren cahillerin ne yanında,ne de arkadaşı ol,olursan cahilden
ne bilgi öğrenirsin ne de görgü,alırsan aptallaşır affedilmeyen hatalar yaparsın,
Kötülükleri iyilikle kovmak,insan olmak zordur,
Haysiyetli yaşamak için,zalimlerin zulmüne,eziyetine,baskısına karşı çıkıp;sen''haksızsın'' demek,yaptığı adaletsizlikleri,zulümleri alkışlamamak,haksız yapılan her işlerine susmayıp karşı çıkmak zordur,
Azap içinde ölmemek için,bilimsel düşünüp,fakirlikten daha kötü olan cahillerden olmamak için eksiklerimizi görüp iyi şeyler
yapmak için de hislerimizi mağlup etmeliyiz,
Zalimlerin zulmüne baş eğip kapanmayan yaraların açılmasına sebep olmamak için,birbirimizi sevmede,birbirimize hayırlı işlerde yardım etmede yarışmalıyız,zenginlerin fakirlere,kuvvetlilerin
zayıflara,alimlerin cahillere destek olması,insanların kendisi için
istediğini herkes içinde isteyip yapması gerekir.
BİLAL GÜRER

30 Mayıs 2016 Pazartesi

1453-FATİH SULTAN MEHMET - 2016 BİZ
''Diri de olmaz ise ölüye hürmet çözülür bağları dağılır millet''demişti Ziya Gökalp,
23 Nisan 1920 de,29-Ekim 1923 te,19 Mayıs 1919 da,bizi biz yapan bayramlardır,tarihimizde ki diğer başarılarla övünüp,başarısızlıklardan da ders almak, anlam ve önemine değer verip kutlamak ta bizim 
görevimizdir. Dini ve Milli günlerin tamamının bu millete ait olduğunu bilmek gerekir.Acı da,sevinçte bizimdir.
Fatih Sultan Mehmet,Hem dünyayı,hem ahireti ayetlerin ve hadislerin ışığında birlikte düşünen, her şey''adalet'' için diyen bir anlayışın adamıydı,
Yoksulluk umurunda olduğu için,''veren el,alan elden hayırlıdır'' ve ''hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için,hemen ölecekmiş gibi ahiret için çalış,''emrini yerine getirmek amacı ile alimlerden ders alır uygulardı,
Devlet bir ahlak ve hukuk kurumudur diye düşünür bu kurumları koruyup yüceltmek ile halkın saadet ve mutluluk içinde yaşayacağına inanırdı,
İlim,akıl ve ahlak anlayışına aşık olup, alimlerin,sanatkarların ''toplumsal mutluluk ve milletin refahını,saadetini sağlamak için çalışmalarını planlardı,
Kimseyi horlamadan iyiliğin kölesi,kötü kimselerin alçalarak yaptığı işlerinin insanlara zarar vermesine engel olan,ahde vefa ederek yaşamayı vazife sayardı,
İnsanlarla iyi geçinmeyi,işlerinde hile,kurnazlık yapmamayı,kimseye garez ve kin ile güçlük ve zorluk çıkarmayı insanlıktan çıkmak olarak anlardı,
Yarınsız yaşamaz,merhametli ama halkına zarar verenleri affetmeyen,halkının dertlerini araştıran,olanlara da deman olmaya çalışıan,asalak geçinenlere de çok kızardı,
''Ölünceye kadar ağaç dikiniz'' diyen Hz. Muhammed aşığı olan Fatih Sultan Mehmet ''ormandan bir dal kesenin başını keserim''diyecek kadar doğa aşığıydı,
Asıl olan halktır,hizmet o'na ve her şey o'na layık ve yararlı olmalıdır,halkın zayıf ve yoksul olması düşünülemez,halkının mutluluğunu sağlamak için cömert ve duygulu bir adamdı,
Zamanın ve sağlığın değerini bilerek,boş zamanını iyi değerlendirip çalışmayı ibadet sayarak büyüklerin işini işlerin en büyüğü sayardı,
''insanların idaresinden hoşnut ve razı,sulh,neşe ve huzur içinde olup her türlü zarar ve sıkıntıdan uzak yaşamaları için insanlara iyilik etmekten ayrılmazdı,
2016 DA FATİH SULTAN MEHMET OLAMAYAN BİZ,
''Hakikatle aramıza bir perde gerdik,insanı insan yapan değerleri dünya malını artırmak için bir kenara koyduk,imanımızı sermayeye mağlup ederek ekonomik ablukaya teslim olup iki yüzlü siyaset sayesinde çok şey kaybettik.
BİLAL GÜRER

7 Mayıs 2016 Cumartesi

BAŞIMIZIN TACI ANNELERİMİZDİR;

İnsan Gözünün İlk Gördüğü: “Annesidir”

İnsan dünyaya geldiği ve gözünü açtığı zaman karşısında ilk gördüğü annesidir...sevgiyi her acının, her ''sorunun'' en önemli çözüm yolu görerek hakiki ve kalıcı sevgilerin ateşiyle yanmayı, her acıya katlanan ve iyi evlat olmamızın inceliklerini öğreten annelerimizdir...

Yavrusunun kokusunu hissetmediği, yavrusunu kollarına almadığı zaman mutsuz olan, yavrusu uyumadan uyuyamayan O'ndan önce uyanan, ne yapsak hakkını ödeyemeyeceğimiz,annemizdir...

Fedakâr ve sabırlı olarak hep verici olan, her zorluğu yenerek çocuğuna değer veren ve bunu hissettiren, .gülüşünü hiç eksik etmeyen, yavrusunun içini sevgiyle dolduran,bunun için de cennetin ayaklarının altına serildiği varlık annemizdir…

Ağladığımızda ağlayan, güldüğümüzde gülen, hastalığımızda geceleri hiç uyumadan başımızda bekleyen, hatta “Allah'ım yavrumun hastalığını bana ver” diyecek kadar yavrusuna şefkat gösteren annemizdir…

Hayatta başarılı olmamız için ayaklarımızın üzerinde durmayı öğretmeye çalışan,her zaman iyiliğimizi isteyen, iyi huylu,becerikli,aklı başında,neşeli bireyler olmamızı ve ayağımıza bir diken parçasının bile batmasına razı olmayan annelerimizdir…

Güler yüzlü ve tatlı dilli olmayı, asık surat ve sert sözlerle insanları incitip kırmamayı, hayatta başarılı olmamızın yolunun çok çalışmaktan geçtiğini,yaşamak için iyi şeyler yapmaya koşmayı öğreten annelerimizdir,

Mutluluğa ulaşmak için nezaket ve zarafeti,çevremizdekilere yardım etmenin zevkini,örf ve adetlerimize göre saygısızlık ifade eden davranışları yapmamızın üzüntülere yol açacağını öğreten annelerimizdir,

Sevmeyi bilmeyi,arkadaşlar edinmeyi,hedefe sahip bir birey olmayı, kendimize güvenmeyi , zamanın değerini öğreten annemizdir.

Doğruyu söylemekten asla çekinmemeyi,kapımızı çalan fakir,zayıf ve misafir kim olursa olsun geri çevirmemeyi, yüreklerimizden sevgi ve merhametin eksilmemesini, sadakat,vefa,saygı ve sevgiyi yaşamayı, yaşatmayı öğreten annelerimizdir,

Yaşamak için yemeyi, yemek için yaşamamayı,kimseye kul,köle olmamayı, kardeşlerimizi ve başkalarını kıskanmamayı,kimsede ayıp,kusur aramamayı varsa düzeltilmesine çalışmayı,gösterişten hoşlanmamayı öğreten annemizdir,

Sevgi,güven ve bağlılık duygularını geliştirmek için birbirimizin sevinç ve üzüntülerini paylaşmayı,herkesin hakkını hukukunu korumayı,görüş ayrılıkları yüzünden kavga etmemeyi,edeceksek Ülke bütünlüğü, Özgürlük ve Bayrak için ‘’ortak iyi’’ için etmeyi öğreten annemizdir,

Kendimize güvenmeyi,fedakâr ve sabırlı olarak hep paylaşmayı,esnek olmayı,inatçı olmamayı,olumlu düşünmeyi,diyaloğa açık olmayı,en güzel şeyin şefkatli olmak olduğunu,en güzel şeyin iyilik yapmak ve cahillerden uzak durmak olduğunu öğreten annemizdir. O ilk ve son öğretmenimizdir. 

Ya bugün?

Anne sevgisi, sevgilerin en güzelidir diyerek annelerimiz için ne yapıyoruz?

Ömür boyu sevgiye, saygıya, hizmete ve hürmete layık olan en yüce varlık bildiğimiz annelerimiz için ne yapıyoruz?

Karşılık beklemeden ‘’of !’’ bile demeden layıkıyla sevebiliyor muyuz?

Pişmanlıklara yol açacak durumlara yer vermemek için çok sevdiğimiz annelerimize cenneti bu her şartta bu dünyada yaşatmayı,her acılarını tatlıya,hüzünlerini mutluluğa çevirmeyi,dertlerine derman olmaktan zevk almalıyız,

Azap içinde ölmemek istiyorsak merhametli olmamazı,sevginin sevgiyle çoğaldığını bizlere öğreten annelerimizi layıkıyla sevmeli, onları her zaman hatırlamalı, en güzel şekilde hizmet etmeliyiz, alçak gönüllülükle üzerine kanat germeliyiz,

TÖREMİZDE;

‘’Sen olmaz isen ne tek bir can,ne tek yiğit ne de insan,çilekeş TÜRK kadını sen gül ki gülsün VATAN’’ anlayışı vardı ama son 20 yıldır Analar ne yazık ki ya azarlanıyor ya da acısı artarak yavrusunun ardından ağlıyor.

Hak her zaman doğruya yardımcıdır.

BİLAL GÜRER

3 Mayıs 2016 Salı



GAFLETE DÜŞMEMEK İÇİN;

''İNSAN OLANIN DUYAN BİR KALBİ VE DERDİ OLMALI, 
DERDİ DE İNSANA ACI ÇEKTİREN HER HAKSIZLIĞA KARŞI ÇIKMAK OLMALI,
OLANLAR KARŞISINDA DA UYUMAMALI,''
Mühim olan insanların nelere kıymet verdiğidir,insan,ne duyarsa,ne görürse,ne hissederse ona göre duyar,görür ve hisseder,insan olarak iyi yaşamaya çalışırken başkalarının da iyi yaşaması,yaşamlarını kendisinin yönetmesi için çaba sarf eden olmak gerekir.
Barış ve sevginin birleştiği, dostlukların daha çok büyüdüğü, hoşgörünün arttığı,hüzünlerin azaldığı, mutlu ve umutlu nice hayırlı,güzelliklere vesile olan günleri kendimiz ile yüzleşerek yaşamak için;
İnsan,hoş olmayan her düşüncenin,bir kötülüğe,sebep olacağını düşünerek hayatımızın olumsuz yönde değişmemesi için insanların iki cihanda da yüzünüzün ak olması için her şeyden vazgeçse de, haysiyetinden asla  vazgeçmeyeceğini bilmelidir.
Yoksulların elinden tutup kaldırmak,fırsat eşitliğinde zirveye çıkmak istiyorsak,paranın,makamın şaşkını,düşkünü,kölesi olup ahlak değerlerini yıkmamak için gaflete düşmemek gerekir,
Hz.Muhammed demiş ki;
İIim yapmak, ameIden hayırIıdır. Dinin kıvamı da verağdadır. AIim iImi az da oIsa, iImi iIe ameI edendir.
Hakkın diIe getiriImesi gereken yerde susan, diIsiz şeytandır.
AdaIet oImadıkça;
Yönetimin faydası oImaz.
Edep oImadıkça; AsaIetin faydası oImaz.
CömertIik oImadıkça; ZenginIiğin faydası oImaz.
Güven oImadıkça; Sevincin faydası oImaz.
Kanaat oImadıkça; FakirIiğin faydası oImaz.
AIçak gönüIIü oImadıkça; YükseImenin faydası olmaz.
Hz Ebubekir demiş ki;
DoğruIuk emanet, yaIancıIık hıyanettir.
Hz Ömer demiş ki;
Gözü haramdan korumak, en güzeI şehvet perdesidir.
Hz Osman demiş ki;
Doğru Alın, Doğru Verin.
Hz Ali demiş ki;
KaIp kör oIduktan sonra, gözIerin görmesinde hiçbir fayda yoktur. HaksızIık önünde eğiImeyiniz. Çünkü hakkınızIa beraber şerefinizi de kaybedersiniz. Ya söyIeyen, öğreten biIgin oI, ya dinIeyen beIIeyen öğrenci, üçüncüsü oIma.
 Bilmeliyiz ki,Din ,doğru inanç,,riyasız ibadet ve yüksek ahlak demektir.
Kendimizi ve haddimizi bilerek kendi kendimizi kandırmadan gaflete giden adımlar atmadan yaşamalıyız.
BİLAL GÜRER

23 Nisan 2016 Cumartesi

BU GÜN 23 NİSAN, CAHİL OLMAK ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY;
Atatürk'demişti ki, "Ben çocuk bayramını, çocuklara hürmet edilmesini temin ve onların zaafından yararlanarak çok defa yapıldığı gibi onlara eziyet ve hayvan gibi muamele edilmesini önlemek için meydana getirdim. Bu tedbirim, milletin geleceğine bir saygı olarak görülmelidir"

Son yüz yılda,
Gezegenin dörtte üçünü tutsak etmiş, doymayan bir iştahla bu ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömüren,insanlarını kendilerine kul eden,emeklerini yiyen sömürgeci medeniyetlere karşı mücadele etmek için çocuklarımıza ‘’milli duygularla,çağdaşlaşarak’’,hatalar yaptığında tarihin tekerrür edeceği öğretilmelidir,

Tarihimiz derslerle doludur,önemli olan çocuklarımızın bu dersleri anlamalarını ve tarihten doğru dersler alabilmelerini sağlamak,Gazi Mustafa Kemal gibi tehlikeleri göze alarak makus talihimizi yenmeleri için görevli oldukları çocuklarımıza öğretilmelidir,

Başımıza gelenler Öğretilmediği takdirde sömürgecilerin egemenliğine baş eğecekleri, direndiklerinde de her türlü ambargodan,silahlı saldırıya kadar,bütün imkanlarıyla emperyalistlerin kardeşi kardeşe düşürerek üstlerine gelecekleri millet olarak tarihten silinip yok olacağımız öğretilmelidir,

Bilmeliyiz ki;
Yüreğinde Vatan,insan sevgisi taşıyan bir kimse şefkatli ve merhametli olur.Yardım sever,yapıcı olur,varlık,bilgi ve mutluluk gibi herkeste bulunmayan iyi ve güzel şeyleri başkaları ile paylaşma yoluna gider,
Bayraksız olmamak için,
Ana ve babalar,ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için,
Aynı zaman da,olmak ya da olmamak savaşını kazanmayı şart olarak görmelisin, bilimin bütün hünerlerin baş tacı,bütün kapıların anahtarı olduğunu bilmelisin ve Atalarına layık olmak için, ’’bilim en yüksek dileğim,en önemli amacım,en sağlam tutanağım,en yüce kıblem demelisin.

BİLAL GÜRER

9 Nisan 2016 Cumartesi

İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORSAK;
Kendini olağan dışı güç olarak görmeden,kalbini ve vicdanını paslı zincirlerle bağlamadan,senden de daha iyilerin olacağını düşünmelisin,
Devamlılık yanılgısına düşersen,başarılı olanların ve olacak olanların birbirine eklenerek devam etmesine engel olur,önlerini tıkar insanına zarar verir,millete öz güvenini yitirtirsin,
Bütün dünyanın kendi etraflarında döndüğünü düşünürsen ve peşine düştüğünüz makam,mevki ve nefsinizin isteklerinden vazgeçmezsen,seninle uğraşmasınlar başarılı olman için insanların arasına nifak tohumu eker, onları birbirine düşürür perişan edersin,
Maziyi unutma,açık fikirliliği destekle,çıkarılan ikiliklerden,birlik ve beraberliklerden,iyi ve kötü olan her şeyden ders al, ama dünü bırak, çünkü olanları,bitenleri geri döndüremezsin,
Gelecek için kafanı yorup durma,beş duyunu kaybetsen de aklınla gör,duy,tat,kokla,dokun ve aklınla boşa çıkacak hayaller kurma, çünkü,ne olacağını bilmediğin şeye hükmedemezsin,
Yaşadığın her anı saniye saniye,nefes,nefes ''kültürünle'' yaşa, dünyada olanları,bitenleri takip et ki ''maddi ve manevi''
olarak güçlene üzüntüler görmeyesin,
Ölümsüzlük yanılgısına düşme,İlkeli ol, değerlerini kimseye çiğnetme ki, her sohbetinden,her işinden faydalanılsın,kötü söz söylenecek iş yapmaktan kaç ki,zihinsel huzursuzluk görmeyesin,
Bu gerçekler doğrultusunda yaşar,kendi kendinize hesap sorup, iç muhasebe yapıp, kendinle empati yaparak konuşursan iyi şeyler yapmak için yaşaman gerektiğini fark edersin,
Huzursuzluk ve gerginliklere ağlıyoruz,içimiz yanıyor,birbirimizi ağlatan kim,yakan kim?biz,insan olarak bizler,birbirimizin ağıtlarını,acılarını kesmek için gelecek gün bugündür, yarın yoktur,insanın kurtuluş günü bugündür demelisin,
Güçlülerin menfaatleri için kendini kullandıran,insanım diyen, vatanına,milletine,kardeşine kurşun sıkan,kötülükler yapan zavallıları sen terbiye edip yöneteceksin,
Kendini tanıyıp,yanlışlıklarla mücadele edip,İnsan olduğunu unutmadan, senden ümit bekleyen insanların insanca yaşaması için mücadele edeceksin.
BİLAL GÜRER
Beğen
Yorum Yap