21 Ekim 2017 Cumartesi

Sözün özü;
Çocukların düşünce kabiliyetlerini geliştirip onlara şekil ve ruh vermek;
Ana ve babalar,kendi kendinizi aldatmayın,hayat hareketsiz durmuyor,geçip gitmekte olan şey, sadece zamanın kayboluşudur,bitip tükenen şey hayat değil geri gelmeyecek olan zamandır ,bunun için, suçsuz günahsız,zararsız ziyansız ,gamsız kedersiz dünyaya gelen hamur gibi her şekli alacak çocuklarınıza aklı ölçüler içinde edepli insan olmaları için eğitmeliler,
Ana ve babalar,en büyük milli hazinemiz çocuklarımız ve gençlerimiz,onlar vücudumuza hayat veren kan gibi, onları ilimi en hayırlı miras olarak görmesini, milletimizin varlığı ve devamı için, şahsi gayret ve çalışmaları ile kabiliyetlerini geliştirerek ellerinden çıkaracakları işlerinin doğru ve başarılı olmasını sağlamamız geleceğimizi belirler,
Ana ve babalar,çocuklarının ahlaki ve sosyal yönden ruhunu temiz tutan,hak ve iyilikleri bilen, ilim ve sanata karşı ilgi duyan, içinde yaşadığımız dünyada başarılı, mutlu ve insanlık alemine faydalı olması için bu dünya ile öte dünyayı yan yana yaşayarak yaptığı her işi elinde devamlı teraziyi tutarak yapması için terbiye etmeliler,
Ana ve babalar,çocuklarına iyiliği,kötülükten ayırt etme düşüncesini aşılamalı, insanlığa fayda verecek fikirlerle kendilerini geliştirerek vazifelerini yapmalarını, kötülüklerin anası olan nefsini düşünmenin iyi bir davranış olmadığını,maddi ve manevi görevlerini kendiliğinden yapmayı huy edinmelerini,hiddet ve öfkeden uzak durmayı öğretmeliler,
Ana ve babalar,evlatlarının kötü ve rezil bir hayat yaşamaması için akla ve fikre uygun olan iyi alışkanlıklar kazandırmayı, iyilikleri nasıl yapacaklarını,yaşadığı toplumun kültürüne uygun güzel ve ölçülü davranışlar ile yaşamalarını,çirkin sözler konuşmamayı ve yaşamları boyunca vicdan rahatlığı ile yaşayacakları davranışları belletmeliler,
BİLAL GÜRER

28 Eylül 2017 Perşembe

GELECEĞİMİZ İÇİN:
Büyük ATATÜRK’ÜN “Milletin istikbal ve istiklalini milletin azim ve kararı belirleyecektir’ sözü sosyal barış ve toplumsal mutabakatın önemini ve gerekliliğini ifade eden ve bize bu anlamda yol gösteren stratejik değerde çok önemli bir ilkedir.
Küreselleşme olgusunun dünyayı kuşattığı ve yeniden tanzim etmek için bütün coğrafyamızı savaş alanına çevirdiği bir savaştan, Atatürk ve silah arkadaşları ile Cumhuriyeti kurarak çıkan Türk milleti, bugünlerde komşumuz olan devletleri parçalayarak daha kolay ve etkili kontrol etmek için yeni devletçikler kurmaya, Sevr projesini hayata geçirmeye çalışmaktalar, Türk Milleti bunun uzantısında sıranın kendisine geleceği gerçeği görebilmelidir.
Millet olarak zor bir süreçten geçtiğimiz şu günlerden çatışmacı dil yerine barış dili ile konuşarak, özgür düşünceli, anlayışlı ve affedici olmak, birlik ve beraberliğimizi sağlamak için, birbirimize değer verip, dinlemek, hoşgörülü davranmak, dostluk bağlarını kuvvetlendirerek, kırgınlıkların önüne geçme sorumluluğu içinde olduğumuzu bilmek her erdemli insanın görevi olmalıdır.
Kuralları ve hukuku tanımanın, farklılıklarımızın farkında olmanın, birlikte yaşamayı bir cazibe merkezi haline getirmenin ve bundan bireylerin faydasını en çoğa çıkartmanın toplumsal barış ve güven içinde yaşamanın yolunun adaletli olmaktan, sosyal barışı ve huzuru tesis etmekten geçtiğini bilerek, toplum düzenini bozan kin, nefret ve düşmanlık gibi duyguları yok etmeliyiz.
Biz TÜRKLER, bu coğrafyada tüm farklılıkları ile onlarca milleti, kültürü bir arada huzur içinde ve adaletle yönetmişiz, toplumsal alanlarda en ufak bahanelerle tartışma ve kavga çıkarmadan asırlardır bir arada yaşamışız ve yaşamaya devam edeceğiz. Karnı tok, başı dik ve özgür yaşamak için toplumumuzu bir arada tutan, gelenek ve görenek, örf ve adetler, dini inançlar, kültür farklılıklarımıza rağmen birbirimize saygımızı devam ettirebilmeliyiz.
Hakeza, biz TÜRKLER’in kültüründe, düşenin düştüğü yerde kalmasına göz yumulmaz. Düşen el birliği ile kaldırılır, sıkıntısı giderilerek insanlık haysiyeti içerisinde yaşaması temin edilirdi. Her şeyin iyisini kendisi için isteyenler karşısındakine de isterdi. Tıpkı yapı taşlarının arasındaki harçların taşların birbirini tutmasını sağladığı gibi ahlaki değerlerimizi de bizi böylesine bir arada tutabilmelidir.
Yarınlar da çok büyük tehlikeler yaşamamak için kaş yapayım derken göz çıkarmamaya dikkat etmek, birlik ve beraberlik içinde güçlü bir TÜRKİYE için hepimiz birliğimizi zayıflatan nefsani hesapları, cehalet, bencillik ve duygusuzluğu, dünya menfaatlerini bir kenara bırakmak mecburiyetindeyiz.
Cumhuriyeti savaşla kuran atalarımızın mirası, saldırgan küresel güçlerin, etnik ve inanç bağlamında milletimizi barış adına ayrıştırma oyunlarına gelmemek için binlerce yılda oluşturulan kültür ve medeniyet zenginliğimizi korumalıyız. Ülkemizin yeryüzündeki jeopolitik değerini bilmeye bugünlerde daha çok ihtiyacımız olduğunu bilerek toplumsal barışımızı, birlik ve beraberliğimizi devam ettirmemiz gerekmektedir.
Ülkemiz ve bölgemiz üzerinde hesapları olanların barış ve demokrasi yalanlarına aldanmamak, ATATÜRK ve silah arkadaşlarının milleti ile bütünleşerek verdiği MİLLİ KURTULUŞ TARİHİMİZİ iyi incelememiz gerekmektedir.
Savaşlarda arkadaşının yarasını üstündeki gömleğini yırtarak saran bir neslin evlatları bugün yağmurlu havada bile arkadaşına su dahi vermek istememektedir.
Bu halimiz iyi düşünülmelidir…
BİLAL GÜRER

12 Temmuz 2017 Çarşamba

İYİLİK İÇİN YAŞAMAK:
‘’Kötülük bir tohumdur,tıpkı iyilik gibi’’ Hz.Mevlana
Kara gözün de olsun da yüzüne incelik,iyilik ve şefkat versin,merhameti kalbini yüzünü güzelleştirsin,kötü duygu ve düşüncelerle yaşayıp,yüz karartan işler yaptırıp ta seni utandırmasın,
Yapacak bir şeyimiz,sevecek bir şeyimiz,yada umut edecek bir şey ile yaşa, acıma duygusundan mahrum olup nefsine esir olarak yaşama, dünyanın tamamına da hükmetsen huzura kavuşup mutlu olarak yaşayamazsın,
Doğru düşünüp,doğru konuşmuyorsan,bencilliğine esir,katı kalpli,ruhu zayıf,hep almak için önemsiz sebeplerle kolayca ağlıyorsan,insanlığın huzuru için çalışamazsın,
Ben ben diyerek hep almak sevdasını yenip,zorda olanları da anlayıp başkalarına kendinden bir şeyler vermek için çaba harcıyorsan insan olarak yaşamayı hak eden adamsın,
Kendin için daha iyiyi isterken,hiçbir iyiliğin de kötülüğün de karşılıksız kalacağını ve adaletin her insan için hak olduğunu unutursan çevirdiğin çarkın pis dişlileri arasında ezileceğini unutmamalısın,
Aldatmacaların üzücü olduğunu bilmezsen,gerçekleri söylemekten kaçar,herkese yukarıdan bakar,iyi şeyler yapanların da düşüncelerini önemsemez,canı cana değdiren sevgiyi yaşatamazsın,
Büyük ve küçük demeden öfkeden kaçmayı,iyiliklerin çoğalması için insan haklarını çiğnemeyi suç olarak görüp,çıkar için fesat çıkararak yaşayanlarla mücadele etmeyi vazife saymazsan doğru adam olmazsın.
Gönülden gönüle iyilik de gider kin de,menfaat gözetmeden özünü yaşatmak için herkesi iyi ve güzel görüp karşılıksız sevmeyi beceremezsen insan olamazsın,
Bilal Gürer

2 Temmuz 2017 Pazar

İşte terazi;
Büyük işler yapmak için
Çok dinle,az ve haddince söz söyle....
''Kimse para ve şöhret benim için önemli değil demesin''
Önemli bir çoğunluk ''para ve şöhrete''kavuşmak için helal haram demeden değer yargılarını yitirip nefsine köle olup alçalıyor.
İnsanlar ruhlarındaki duygu ve düşüncelerinin süsü olan tatlı dillerini,güler yüzlerini iyi kullanmalılar,olumlu düşünceleriyle,güzel söz ve davranışlarıyla kimseyi kırmadan doğru iletişimler kurmak için yaşamalıllar,
Kendisine güvenen,güvenli duruşu ve sözü doğru olan insanlara toplum güvenir, bu insanlar kapısını herkese ardına kadar açar,ama,söz ve davranışları bencil,, saygısız,terbiyesiz olanları da hem toplum hem de arkadaşları sevmezler ve dışlarlar,
İnsanlar konuşacaklarını sevgi dolu vicdanlarının terazisinde iyi tartıp felaketlerin kapısını açacak,sözleri ve işleri kötülüklere sebep olmamak için söylememeliler, aklını,dilini ve sözünü iyi kullanıp sosyal birlik ve beraberliğin devam etmesi için övülecek işler yapmaya çalışmalılar,
Haddini bilen,bilgili ve erdemli insanlar,yararsız,pişmanlık duyacağı ve zarar verecek sözleri söylemez,dilini karşısındakilere üstünlük kurmak için kullanmaz, karşısındakilerin de düşüncelerine değer verir onları da dinler,mutlulukların uzun sürmesi için iyiyi kötüden ayırılar,
Bilhassa devlet adamları vücut ve konuşma dillerini çok iyi kullanmalı,kızgın insanın bilgiyi yok edip,akılsız yaptığını bilmeli,öfkeli ve sert konuşmamalı,sıkıntı yaratacak eski ve derin yaraları kaşıma,yeni yaralar açma yerine bilgili,akıllı ve uyanık olup tarihten ders almalıdırlar,
Sözü doğru,gözü ve gönlü zengin,çalıp emek harcayarak kazanan ve açık sözlü olan insanlar kimseyi kırıp dökmemek korkutmamak,ağlatmamak ,yaralamamak iyi ad ile anılmak için gönülleri yumuşak sözle doğruları söyleyen insan olmalılar,
İnsanlar günümüzde güler yüzü,tatlı dili ve güzel ahlakı ile insanları memnun etmek yerine aklını, fikrini mal,mülk ve makam zengini olup bunun sarhoşluğu ile yaptırım gücü kazanıp para ile gönül almaya çaba harcıyorlar,oysa insanı güzel ve sıcak yapan merhamet dolu kalbi sevgi dilini kullanarak yaşamalılar,
Huzurlu ve erdemli insan dilini çok iyi kullanarak ağızlarından çıkan her sözün iyi ya da kötü nelere yol açacağını hesaplamalılar,insanların birbiri ile kaynaşması, kuvvetli dostluk bağları ile yakınlaşması için çalışmalılar,
İnsanlar,gönülleri fetheden dillerini can yakmak,kalp kırmak,ruhun en gizli ve derin yerlerine yaralar açmak için kullanmamalılar,bıçak yarasının kapanacağını dil yarasının kapanmayacağını bilerek rahatsız olmamak için kötü ve kaba söz kullanmadan yaşamalılar,
İnsan,kaba ve katı olmayan bir kalp ile bir çok iyiliğin ve güzelliğin kapılarını güven veren tatlı dilin açtığını olmazları oldurup,kırılmış kalpleri tamir ettiğini, kin,nefret ve intikam duygularını,sevgi ve merhamete dönüştürdüğünü bilerek bunun için yaşamalılar,
İnsan kalp kırmanın kolay ve kötü bir davranış olduğunu bilmeli,anlayışlı olup karşısındakini küçük düşürmemeli,azarlamamalı,bilgisiz insan her zaman hata yapar,yaptığı hatalara bahane bulmaya çalışır,asık suratlı,sert sözlü,olumsuz tutum ve davranışlarıyla etrafına korku ve endişe veren oluştururlar,
İnsan bilgili ve anlayışlı duruşuyla yaşamını insanlığın menfaatine hizmet etmek ve sevdiği şeylerin mutluluk getirmesini,idealindeki her doğru şeyin olmasını istiyorsa anlayışlı olup değerden düşmemek için çalışmalıdırlar,
İnsanın nasıl ve ne zaman konuşacağını bilmesi kadar,nasıl ve ne zaman susacağını,dileğine kavuşmak için tatlı dilini kuvvet kaynağı olarak kullanarak ulaşması gerekir,çile çekmeyi,nefreti artıran,gönül kıran sözleri aklına geldiği gibi söylemek yerine bilgili olup insanı yükselten sözleriyle işlerini iyi yapmalılar.
İnsanlar gözlerinin hızlı,iyi ve doğru görmesini,akıllarının iyi muhakeme etmesini, dillerinin ince ve gönle giren sözler söylemesini sağlamalılar ve herkese iyi davranan insan olmalılar.
‘’Anlayış ve bilgiye tercüman olan dildir, insanı aydınlatan dilin kıymetini bil.’’Yusuf Has Hacib
BİLAL GÜRER

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Hayatımızın en önemli meselesi,
Doğru düşünmek ve isabetli iş yapmak;
Dünden bugüne hatalarından ders alan kişi ve toplumların geliştiğini,aklının değerini bilmeyenlerin cahil kalıp güdüldüğünü anlamalıyız…
Allah’ın biz insanlar için yarattığı bütün güzellikleri fark edip mutlu bir hayat yaşamak için, kalp kırıklıklarına yol açmadan,hataları başka hatalarla düzeltmeye çalışmadan, suçluluk hissedeceğimiz,pişmanlık duyacağımız davranışları yapmadan nefsimize uygun yaşamak yerine tedbirli olup birimizi insanca sevdiğimiz hayatı yaşamalıyız,
Yaptığımız her davranışı ve işi sevgi ve merhameti muhafaza ederek,ahlaksal ve ruhsal değerlerimizi koruyarak, insanları mutlu edecek güzellikleri,içimizden gelerek,isteyerek yapıp,‘’doğru’’yu,’’yanlış’’tan ayırıp,insanların bakış açılarını olumlu hale getirmeleri, ve akla uygun mutluluklarla yaşamaları için çaba harcamalıyız,
Tadı çok acı olsa da,işimize gelmese de yapıcı bilgilerden korkmayıp,ilham alarak ufkumuzu genişletmek,doğru bilgileri özenle inceleyip,akla uygun olanlarını seçip,gönülden gönüle gitmesi için mücadele edip,nefret tohumlarını saçmak için çalışanlara da karşı çıkmalıyız,
Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız hatalar ile kırdığımız kalplerin farkına varıp,o kalpleri tamir etmek için hayattan ve okuduğumuz kitapların bize öğrettiklerinden aldığımız dersleri unutmadan yeri geldiğinde kullanıp kendi kendimizin en iyi dostu olmalıyız.
Hadiselere sadece kendi nefsi penceremizden bakmadan,hayatı güzel yaşamak için başkalarının da görüş ve düşüncelerini dinleyip,onların bakış açılarını da anlayıp,değer vermeyi,hoş görü sahibi olmayı alışkanlık yaparsak ufuk darlığı içine düşüp hatalarımızla baş başa kalmayız,
Gerçeklerden kaçar,hayaller peşinde koşarsak önce kendimizi kandırıp sonra başkalarını kandırmak gibi sağlıksız yaşama yolunu seçeriz,gerçeklerle yüzleşip,iğneyi kendimize batırıp,gönlümüzü imar edip,orada şefkat ve merhametin şekillendirdiği karakter ile yaşamaya,aldığımız ilham ile insanlara saygılı,nazik ve sevecen davranışlarla yaşamaktan mutlu olmalıyız,
Kendi acımızı hafifletmek için iyiyi kötüden ayırarak iyi şeyler yapmak için insanları kırmamaya,acılarını artırmamaya,duygularını incitmemeye,onlara üstünlük taslamamaya, ukalalık yapmamaya,aşağılamamaya özen gösterip yapıcı,nazik ve adil bir ses tonu ile yüzümüzdeki ve gözlerimizdeki gülümsemeyle değer verip yaralamamalıyız.
İnsan olarak başka insanları aldattığın vakit aldatmanın acısını,aldatıldığın zaman daha iyi anlayacağını düşünerek,bunun için de nefsi yanlışlıklara sebep olan kalbindeki pasları silip yanlışı yanlışla telafi etmemeye çalışarak,kendimizi kandırıp sahte cennetler oluşturmak yerine cenneti bu dünya da yaşamanın mutluluğuna kavuşmalıyız,
Mutlu ya da mutsuz yaşamak elimizde,’’ne ekersek onu biçeriz’’,duygularımızı kontrol edemeyiz ama onları oluşturan düşünceleri kontrol edebiliriz,bizde oluşan hiçbir duyguyu başkalarının oluşturmaya gücü yetmez,bizi biz kontrol edebiliriz,çünkü,mutlu,huzurlu ve olumsuz yaşama duygumuzu kendimiz oluştururuz,bilinçli ve dikkatli olup acı ve ızdırap çektiğimiz bir hayat yaşamamalıyız.
''Doğduğunda senin için bir ağaç dikmediler ise bugün kaç yaşındaysan en az o kadar ağaç dikmeye çalışmalısınız''.
BİLAL GÜRER

31 Mart 2017 Cuma

NASIL HAREKET EDERSEN  SANA ÖYLE DAVRANILACAĞINI BİLMİYORSAN:

Güçlülerin,yoksulları koruyup gözetmesi gerekirken toplumun tasvip etmediği söz ve davranışlarla güzel yaşama haklarını engellediğini,aşağıladığını,gururlarını incittiğini, haksızlıklarına boyun eğdirdiklerini görüp ses çıkarmıyorsan,

Akla uygun olmayan kötü düşüncelerin güzel düşüncelermiş gibi halka anlatıldığında zihinleri kirletip  kötülüklere yol açtığını,ruhları kararttığını,kirlettiğini insanların onurlarının rencide edildiğini,görüp sesini çıkarmayıp sineye çekiyorsan,

Mantıklı düşünüp,gerçekten çok kendileri sevenleri,hakkı her şeyin üstünde görmeyenleri,manevi duyguları istismar edip,çıkar ilişkileri ile ülkenin soyulup soğana çevrildiğini gaflete düşüp,ruhen ölüp bile bile seyrediyorsan,

Her kapıyı para ve menfaatin açma anlayışına göz yumuyorsan,adaletin herkese eşit değerde davranmamasına,çifte standart ile ruhları derinden yaralamasına,insanları birbirine düşürüp hazmedilmeyecek Adaletsizlikler yapmasına seyirci kalıyorsan,

Ne olduğunu bilmeyen insanın nereye gideceğini,geçmişi ile irtibatı kesenin geleceğini yok edip,ileriye doğru gidemeyeceğini,bugünü iyi anlayamayanın yarınını kaybedeceğini bilmiyorsan,

Gözünü ve dilini kalbinin tercümanı yapmayıp gerçek niyetlerini saklıyorsan,iyi ile kötüyü ayırt etmiyor,kör olmadığın halde karanlıklarda yaşıyorsan, çevrende olanlara dikkatlice bakıp yoluna kurulan tuzakları görmüyorsan,

İnsanlar emek çekerek sahip oldukları bilgi ve becerileriyle ruhun zaferi olan sanatı ayağa kaldırmak için kusursuz çalışmıyorsa,haddini ve hesabını bilerek insanlığın ortak geleceğini imar ederken hak her şeyin üstündedir demiyorsan,   
İnsanları istediği noktaya getirmek için vicdanın sesini duymadan insanların onurunu zedeleyip zulüm yaparak yaşamanın,doğruyu bilenin yanlışı da bileceğini,kör olanın yolunu şaşıracağını,kulaklarını tıkayanın hiç bir şeyi duymayacağını,zarar verecek sözleri söylemenin İyilikleri çürüteceğini bilerek yaşamıyorsan,

Kültür değerlerini tüketirsen yarınlarda nasıl yaşayacaksın?

BİLAL GÜRER


5 Mart 2017 Pazar

İnsan Olmak;
''İnsan doğmuş olmak bizi insan yapar mı''?
“İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” İyi insan,nefsini sorgulayabilen yaşadığı çevresini,ailesini, milletinin maddi ve manevi değerlerini koruyabilen,toplumdaki ahlaksızlaşmanın nedenlerini araştırabilen, iyiliğin de kendi kendine olmayacağını bilendir,
İnsan,iyinin,faydalının,adaletin ve doğrunun yani hak ve hakikatin toplumda yaşanır hale gelmesi için doğru bilgilere sahip olabilen,hileden uzak, hiç bir mevki,makam,şan,şöhret ve şahsî çıkar gözetmeden zorluklar karşısında yılmadan mücadele edebilendir,
İyi insan,yurttaşlık bilinciyle aklını kullanıp çevresinde ve ülkesinde olup bitenlerle ilgilenebilen,iyiyi daha iyi,kötü gidişi düzeltmeye çalışan,yanlışın değil doğrunun,çirkinin değil güzelin,kötülüğün değil iyiliğin zararlı olanın değil faydalı işlerin olması için olanca gücü ile çalışmaya mecbur olduğunu bilendir,
Vicdan sahibi olan, acıma duygusu ile vazifesini en güzel şekilde titizlikle,dürüst bir şekilde eksiklerini görerek yapan, benim dediğim doğru demeden,yanılabileceğini de düşünüp, hasetlik yapmadan yapacağı işleri danışarak yapan,hiç kimsenin hukukuna tecavüz etmeme konusunda da doğruyu ve hakikati söyleyen güvenilir kimsedir,
İlimi baş tacı yapan,şerefli yaşamak ve iyi ahlak sahibi olmak için çalışmanın gerektiğini bilen,gıybet,dedikodu,haset,kibir,kin iftira ve kulis yapmak gibi kötü hastalıklardan uzak olan,insan olmanın gururunu yaşamak için tertipli,düzenli ve disiplinli şekilde kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmadan yaşamayı bilendir,
İnsan insana saygı duymayı,güvenmeyi,birbirini sevgi duygusu ile sevmeyi,birbirine merhamet etmeyi unutup kötü huylu olursa,akıl ve fikirden yoksun acıma duygusunu kaybetmiş, vicdandan yoksun,çıkarı için yaşayan bencil,kalbi örümcek ağı ile kaplanmış,nefret dolu,riyakar kişidir,
İnsan kimdir?
Yalan söylemeyen,kimseyi aldatmayan,helal kazanç ve gelirle geçinen,kul hakkı ve haram yemiyendir,
Vidan sahibi olan,empati yapan ve aklını doğru kullanan,düşünen,sorgulayan ve araştırabilendir,
Her şeye iyi taraftan bakan,kötü niyeti ve gizli bencilliği olmayan,emanetleri koruyup gözetendir .
Hazreti Mevlana ne güzel söylemiş;
Hangi tohumu toprağa attın da filiz vermedi, Doğru olanı istedin de Allah senden esirgedi.
BİLAL GÜRER
05-03-2017