25 Ocak 2016 Pazartesi

''BEN,BEN DİYE BAĞIRAN BİR NESİL GELİYOR''

Vermekten korkan,paylaşmayı bilmeyen,her istediğine çabalamadan ulaşmak için eğilen,

Kibirli olup, kendini üstün görüp karşısındakileri dinlemeyen,sadece kendi konuşmasını dinleyen,

İşini sadece menfaati için yapıp doyuma ulaşan,karşılıksız iyilik yapmasını öğrenemeyen,

Bilgininin derinliklerine dalmayıp her şeyi en iyi ben bilirim,en değerli benim diye düşünen,

Hazineleri arkadaş olarak gören,hayat derslerine sırtını dönen,karşılıksız hiçbir şey vermeyen,

Her istediği yerine getirildiği ve tembelleştiği için fakirleşen,esir olan,utanç ve sıkıntı çeken,

Herkesin aynı ortamda yaşadığını düşünmeden,başkalarının kendisi için hizmet vermesini isteyen,

Sorumluluk duygusuna sahip olmayan,hazırcı olarak yetişen,mücadele etme duygusu verilmeyen,

Yardımseverlik ahlakı geliştirilmeyen,mutsuz ve neşesiz olmasının suçunu başkalarına yükleyen,

Hoşgörüsüz,kendisini geliştirmeyen,eğitmeyen,başaramadıklarından ders almasını bilmeyen,

Başkasından çok kendisini düşünen birinden,

İyi bir baba,

İyi bir ana,

İyi bir iş adamı,

İyi bir ''devlet ''adamı,olmaz,

Ben,ben diyenler sahip olduğu akıl ve vicdanını kendisi için kullanır,aç gözlü,
cimri ve çıkarcı olup başkalarıyla ilgilenmezler,kendileriyle ilgilenirler,

''Kimseye boyun eğmeden yaşamak istiyorsak önce kendimiz iyi olacağız, hepimizin birbirimize muhtaç olduğunu bilelim''

BİLAL GÜRER

17 Ocak 2016 Pazar

KALB TERAZİSİNİ BOZARSAN;
Hem ruhsal,hem fiziksel güzellikleri bozarsın,İşine geldiği gibi yaşar, dün şikayet ettiklerini unutur,dedikoduyu sever, başkalarının kötü gördüğün işlerini arkasından konuşur,yıkıcı şekilde eleştirirsin ''nankörlük'' yaparak yaşarsın,
Yıkılmayacak tek kaleyi, vicdanının kalesini yıkarsın,yaşanan bütün kötülüklerin kaynağını artırır,başkalarının güzel taraflarını araştırmadan hayata negatif bakar herkesin şüphe duyduğun bir hayat yaşarsın,
Hakikati gösteren aynanın güzel şeyleri görmesini engellersin,aklını kullanıp insanlara güzel bak,güzel şeyleri duy-dinle, kötü sözleri duyma,dudakların güzelliğin sırrı güzel söz söyleme- konuşma özelliklerini bozmasın,
Sevginin en iyi ilaç olduğunu unutturur,oysa,sevgi her şey alt eder, her güce karşı galip gelir, bu gerçeği göz ardı ettiğin için ileriye bakamaz,kibrin,kendini beğenmişliğin hem kendini yanıltır, hem de halkını yanıltırsın,
Kötü işler,sevilmeyen işler yaparsın, yanlış yaptığını bildiğin için vicdanının sesini susturmaya sebep uydurur,vicdanının sesini dinleyince,halktan korkmadan,utanmadan yanlış yaptığını bildiğin için yanan gönlünün azabını söndürmek için çare ararsın,
Hak ve hakikati göremezsin,olumluyu olumludan ayıramayınca, vicdanını zayıflatıp,gerçeklerle yüzleşemez duyarsız bir hale gelirsin, nefsinin altında ezdiğin kötü arzularını artırırsın,
Kafanın içini bozarsan,nefsinin gelip geçici isteklerine,arzusuna teslim olursan,duyarlı olamazsın '' kalemi önce vicdanına sonra mürekebe batırıp'' toplumun yaşadığı zulmü,çektiği acıları yazamazsın,
Mutluluk kaynağı olmamızı,başkalarının ihtiyaçlarına beklenti içinde olmamızı engeller, insanların bir kez yaşadığı dünya da huzursuzluk,gerginlik,sevgisizlik ve güvensizliğin olduğu bir ortamda yaşamalarına sebep olursun, zalim ve zorbaların belini kıramazsın,
Hırs ve bencillik duygularını artırırsın,senin olan şeylerden başkalarınında fayda görmesine engel olursun,isteklerine ulaşamayınca da engel gördüklerine kin ve nefret duyar,gönül insanı olup iyi ve yararlı işler yapamazsın,
Bulunduğun konumu kötüye kullanırsın,kendini de çevreni anlamanı engeller kültürel değerleribozar,başkalarını da düşünmek yerine kendi cebini,çevreni düşünmeye başlarsın,
Başkalarının yoksulluğunu,açlığını,ruhsal acısını düşünemezsin,vicdanın asıl görev ve gayesini unutarak pişmanlık duyup körelen bu duyguyu canlandırmak için çalışmaz, bu günü iyi yaşamaya,dünü mutlu bir düşe,her yarınıysa umut dolu bir hayale çeviremeyi başaramazsın,
Kalb terazisini düzeltirsek;
Korkunun olmadığı bir dünyada yaşarız,
Adam olma mücadelesini bitirmeden,başkalarını da anlayıp,her şeyi kendi vicdan terazimizde tartıp ne olduğumuzu bilerek,içten ve açık sözlü olup doğru ne ise onu söyleyip rahat yastıkta yatarız.
Güvenilir ve dirençli olarak çaresiz bir insanın derdine derman olmak ,hak sahibinin yanında olmak,kendi vicdanımıza acı çektirmeden, adam gibi adam,''hak-hakikat'' adamı olarak yaşarız.
BİLAL GÜRER

13 Ocak 2016 Çarşamba

''OKU'' OKU! OKUNMAYA DEĞER OLANI....
''Ne kadar çok okursanız o kadar çok şey öğrenirsiniz.
Ne kadar çok şey öğrenirseniz o kadar çok yere gidebilirsiniz.''
Dr.Seuss
Okumak,kendi yaşamımızı daha iyi hale getirir,yeteneklerimizi başarılarımızı ve refahımızı artırmayı öğretir,
Yarınlar da yaşamımızın güzel olması için eğitim ve sağlık hizmetlerini,çevreyi koruyup geliştirmeyi öğretir,
Okumak,insanı mutlu eder,olumlu düşündürür,insanlarda en iyi şeyleri aramayı,kötü şeyleri iyi ile değiştirmeyi öğretir,
Okumak,yeni fikirler üretmeyi,işleri kolaylaştırmayı,neyi nasıl daha iyi yapmayı ve hiç kimseyi incitmemeyi öğretir,
Okumak,geçmişimiz ve geleceğimiz ile ilgili meraklı olmamızı,içinde bulunduğumuz günlerde farklı düşünceler üretmeyi öğretir,
Okumak,bilmeyi,yapmayı,anlamayı,sabırlı ve duyarlı olmayı,önce kendisini sonra da başkalarını karşılıksız sevmeyi öğretir,
Anlaşılmak,dinlenmek,güvenilmek,saygı duyulmak,kabullenilmek için,bilgilenerek toplumsal ve insani değerlerimizi korumayı öğretir,
Hayatı yanlış yaşamamak,hayata anlam katmak,onu kendimiz için olduğu kadar başkaları içinde yaşanılır kılmayı öğretir,
Okumak,doğruyu öğrenmeyi,güzel söz söylemeyi,başkaları ile cenneti bu dünyada yaşamayı öğretir,
Okumak,öğrenmek,sevmek en iyi ilaçtır ve her derde de devadır,okuyalım,okutalım.
BİLAL GÜRER

3 Ocak 2016 Pazar

ARADIĞIMIZ GENÇLİK                                                                           

GENÇLİK bir ömür çağı değildir, bir düşünme, akıl yürütme, algılama halidir… İnsan kaç yıl yaşarsa yaşasın, çok yıl yaşamış olmakla ihtiyarlamaz.

Genç adam, düşünmelisin, devletin yücelmesinde de ,düşmesinde de her vatandaşın payı var,hayat çok kısa, zaman çok ama çok değerli, çalışarak yükseleceğim merciler, varacağım hedefler var diyerek  başarıya gidecek yolda azimle ilerlemelisin.

Güçlü niteliklere sahip olup, istediklerini yapabilmek için yüreğindeki en iyileri ortaya çıkarıp, sorumluluk alarak, gücünü hiç bir zaman kötüye kullanmadan, ahlak yapını çıkarlarından vazgeçebilmeye uygun hale getirmelisin.

İnsan, kendisi ve ülkesi için değerli olan ideallerden vazgeçmemelidir.
İnsan, kendine güvenini yitirip, fedakârlıklar yapmayıp vazgeçtiğinde ihtiyarlar, hem yüzü hem de ruhu buruşur. İdealinin gerçekleşmesi için etkili çalışıp doğru şeyleri doğru zamanda yapmazsan, yanlış şeyler yapma ihtimalinin çok fazla olacağını bilmelisin.

Sen ey genç dostum, güçlü bir sorumluluk duygusuyla yaşa, azim, sebat ve çalışkanlık günlük yaşamının bir parçası olsun, değerli hizmetler vermen için gücünü kendinden alarak azim ile kendini yetiştirerek neyi, niçin yaptığını bilmelisin. 

Sen ey genç insan, kendine güven, kazanacağın başarılarla büyü, zorlukların üstesinden gelebilmek için acılara dayanıklı olup, mücadele etmeyi sevip, dağınık ve anlaşılmaz değil, içten, korkusuz, berrak, sade ve dürüst olarak yaşa ki hedefine varabilesin.

Gözünü daima en büyük hedeflere çevir, en önemli şeyleri yapmak için odaklan, kaypak olup hınç duygusu ile yaşamadan, yersiz tartışmalara ve kuşkuya yer verecek işler yapmadan, ülkenin iyiliğini ve menfaatlerini koruyup gözeten insan olabilmelisin. 

Genç insan,samimiyetinden şüphe edilmeyen,hak ve hakikati konuşan,korkulmayan, başkalarının haklarına riayet eden,güvenilir,yerinde konuşan, sözünde yalan işinde hile olmayan,güzel ruhlu olmak için mücadele etmelisin, 

Genç insan, bir ülkede ve bir toplumda ahlak krizi varsa diğer olumsuzluklar kendiliğinden olur. Ahlak kurallarına uyarak yaşamak yerine, bütün değer yargılarımızı hiçe sayarak, hak ve hukuku çiğneyenlere karşı bilimi gerekli şekilde öğrenerek ve kullanarak ahlaki değerlerin bozulmasına karşı çıkabilmelisin.

Genç insan,elde ettiğin sınırsız saadetin kölesi,esiri olmadan, çok zor da olsa nefsini yen,adalet için güçlüklerle,hasisliklerle,cahilliklerle mücadele et, hayırlı işlerden zarar gelmeyeceğini bil  faziletlerle yaşamak için kötülüklerin içine girme,günlerini tembellikle,fakirlikle,bilgisizlikle mücadele etki yaşamasını bilesin,

Sen ey atimizin teminatı genç insan;

İhtiyaç duyulan, danışılan ve saygı duyulan bir kişi olmaya çalışmalı, ideallerine hak ederek ulaşmayı istemelisin. Ve nihayette, ATATÜRK'ÜN siz gençlere emanet ettiği TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ ''milli hedeflere'' ulaştırmak için çalışmalısın.


BİLAL GÜRER

1 Ocak 2016 Cuma

BÜTÜN ÜMİDİMİZ UYANMAKTA                                                    

Ne zaman ve nasıl uyanırız?

Dünyada hak etmediğimiz yerde bulunduğumuz gerçeğini görüp hak ettiğimiz yere gelmek için itaat eden değil, lider olacak gençleri bilinçli olarak eğitmekten geçtiğini uyanıp da gördüğümüz  zaman,

Çocuğun akılının, kalbinin, ruhunun bir fidan, büyüklerin de bahçıvan gibi olduğunu düşünüp onlara öğretilen her kelimenin bir şeyler kazandırması için çağa uygun eğitip, kim olduğunu bilmesi ve kendisine güvenip dürüst olmasını öğrettiğimiz zaman, 

Dürüstlüğü en iyi yol seçip millete  faydalı evlat yetiştirdim demek için çocuklara ve gençlere milletin faydalanacağı işler yapmasını öğretip, adalet ve eşitliğin hayatta ne kadar önemli olduğunu, bu değerleri koruyup yüceltmeyi kendisi için değil milleti için istemesini öğrettiğimiz zaman,

Çocukları ve gençleri iyi beslemek, iyi giydirmek, beden sağlığına iyi bakmak ebetteki çok önemlidir, fakat insan ruhunun temizliği, tokluğu, dilini, gözünü iyi kullanması, dinlemeyi bilmesi, bunlarla beraber, kendisine dünya yolculuğunda dostluk ve iyiliği rehber ettiği zaman,

Devleti yönetenlerin ve aileler samimi olarak düşünüp, gençlerin yetiştiği, karakterlerinin biçimlendiği okulların, çevrenin ve aile ortamının her zorluğun üstesinden gelebilecek nesillerin zihinsel ve ahlaki olarak sağlıklı olmasını sağladığı zaman,

Kendileri kurallara uyup çocuklara ve gençlere güzel örnek olan aile büyüklerinin, yalan söylememeyi, kandırmamayı, incitmemeyi bu ve benzeri  davranışların iyi bir davranış olmadığını, neyin iyi neyin kötü olduğunu anlayan nesiller yetiştirdiğimiz zaman,

Çocukların aklının ve kalbinin içinde ısırgan otu biten terk edilmiş tarla gibi olmasına izin verirsek tembel, disiplinsiz, umursamaz, kendini seven, fakir gönüllü, bencil, çıkar peşinde koşan, parazit gibi yaşayan, hiç kimseye ve hiç bir şeye karşı ne sevgileri, ne de saygıları olan nesillerin yetişmesine mani oluğumuz zaman,

Vatana, millete, insanlara, emeğe, başkalarının fikirlerine, kendilerinin akli melekelerine karşı duyarsız, mantıksız ve sevgisiz bir gençliğin yetişmesine engel olduğumuz ve bunu toplum, millet ve devlet sorunu olarak gördüğümüz zaman,

Uyanmış oluruz…

Okullar yeni nesillerin beynini ve kalbini yıkayarak yetiştirmez. Hiç bir çocuk ve genç önemsiz olarak görülmemelidir. Kin ve nefret duyguları yok edilerek ahlak dışı canilikler sona erdirilebilmelidir.


İşte o zaman, bilge ve dürüst adamlar devleti yönetir, umumi ve sosyal hayat da paslanmaktan kurtulur ve  yücelir. Yönetenler çıkar peşinde koşmaz, kendi ülkesine ve gençliğine başkalarının ülkesi ve genci gibi bakmaz, akıllı ve bizci olarak UYANMANIN ve KURTULMANIN reçetesi yazılır. Ve bütün ümidimiz olan uyanmayı gerçekleştirmiş oluruz.


BİLAL GÜRER

17 Aralık 2015 Perşembe

DOST,
GÜZEL ŞEYLER KONUŞUP,
GÜZEL ŞEYLERE BAKIP,
GÜZEL ŞEYLERİ PAYLAŞANDIR!
-Gerçek dostlar olmadan var olmamız mümkün değildir,dostlar,bizim yaptıklarımızı, konuştuklarımızı,düşüncelerimizi ve sevgimizi tanır bilir,toplumsal ölçütlere göre değil,bizi benliğimizle var eder,
-Gerçek dostlar, bizi üzeceğini bilse de doğruları söyler; dostlar,sorunlarımızı, kusurlarımızı,hatalarımızı bilir,onaylamasalar da yanımızda olur, çünkü onlar bizim için her zaman en iyisini ister,
-Gerçek dostlar, kaybetsek de yanımızda olur,dostlar,beklentileri olmadan kayıplarımızı yüzümüze konuşurlar, arkadan konuşmazlar,kırgınlıklarını, eleştirilerini,temiz hesaplar yaparak söyler,
-Gerçek dostlar,ulaşılabilir,başarıları,mutlu anları kıskanmadan takdir eder,
dostlar,hayatı daha kolay ve yaşanılabilir kılar,dinler,yol gösterir,yapıcıdır ve aldığından fazlasını verip,düşünceli hareket eder,
-Gerçek dostlar,umutsuz zamanda umut olup,düştüğümüz zaman ayağa kaldırıp yürütür,güzel sözleriyle kalbimizde yer etmesinin yanında hayatı iyi ve güzel yaşamamız için çaba sarf eder.

BİLAL GÜRER

13 Aralık 2015 Pazar

NEFSİMİZİ YENMESİNİ ÖĞRENMEK Bilal GÜRER

Nefsimizi yenmesini öğrenemedik ve ne hazindir ki nefsimize yenildik…

Nasıl mı?

Nefsini yenen insan, vermenin almaktan daha iyi olduğu gerçeğini hayata geçirerek yaşar, etkili çalışır, doğru şeyler yapar, aldığından daha fazlasını vermek için çabalar, şahsi hevesler için koşmaz, kalbini hep güldürür, tüketici olmaz, üretici olur.

Nefsimiz, yaptığımız ve yapacağımız işlerde kendimize de topluma da eziyet etmeden bize doğru işler yaptırırsa, başkasının hakkını yemeden medeniyette ki değişimleri kucaklamakta kendimizi sorumlu hisseder ve bu sorumluluktan faydalanarak daha güçlü oluruz. 

Nefsine hâkim olan, güzel insan olur, azimli insan olur, alnı açık, sırtı terli ve gözü büyük engelleri aşmak için hedefe kilitli olur, hakka inanıp, insanlara değer verip yardımlarına koştuğu kadar insan olur. İşte o zaman insan, çocuklarının gurur duyacağı ideal bir ana-baba olur.

Nefsini yenen insan, dinlemesini bilir, eleştirilmekten korkmaz, yol gösterici, lider, sadık dost, merhametli, becerikli, ara bulucu ve karakteristik bir model olarak örnek insan olur. İnsanlar içinde bu ruhu taşır ve yenilikçi olursa nefret duygularının da gözü kör olur.

Nefis, insan olmanın erdemlerini yok eder.

İnsanı; her şeyi bildiğine inandırır, benmerkezci düşündürür, davranışlarını kontrol etmesini engeller, başkalarının ne hissettiğini anlamasını zorlaştırır, iyi günde de kötü günde de anlaşılması zor bir kişilik oluşturur. 

Nefsini yenen insanlar, kendilerini sürekli ve düzenli olarak yeniler, açık ve anlaşılır, doğrulara sözle değil hareketleriyle inandığını gösterir, şartları lehine çevirmeden elindeki her imkânı, dürüst, azimli, tarafsız, cömert ve güven veren insanlar için kullanır.
Ve insanlık için de doğru budur…

Bu hastalığın çaresi elimizdedir. Yenmek için uğraşsak zarar mı ederiz gelin çabalayalım ne olur!

Başkalarını sorgulamadan önce kendimizi sorgulamalıyız. Yüz kızartacak işler yapmamak için kendi nefsimizin isteklerinden kaçarak yaşamalıyız. İşte o zaman erdemli olmanın, faydalı olmanın, huzur vermenin nimetleriyle tanışırız. Meselemiz gururlanmadan, gurur duyulacak işler yapmak olmalıdır.

Bakın bakalım o demde her şey ne güzel olur...

BİLAL GÜRER